Bizim hikâyemiz 1988’de başladı.
Bir babanın tek bir niyeti vardı:
Lezzet herkes için olmalıydı.
Köfteyi, ciğeri hiçbir zaman lüks görmedik.
Bir baba çocuğuyla rahatça gelebilsin, bir öğrenci düşünmeden oturabilsin, bir işçi yorgunluğunu atsın istedik.
Bu yüzden fiyatlarımızı hep ulaşılabilir tuttuk. Çünkü bizim için mesele çok kazanmak değil, çok insana dokunmaktı.
Sabahın ilk ışığında ocağımız yandı, kokusu mahalleyi sofraya çağırdı.
Tezgâhın önündekiler müşteri değil, komşumuzdu.
Yıllar geçti, ocak hiç sönmedi.
Bugün o emek babadan oğula geçti.
Değişen sadece nesil oldu; aynı özen, aynı samimiyetle devam ediyoruz.
Biz burada sadece yemek yapmıyoruz,
mahallenin sofrasını kuruyoruz.
Ve 1988’den beri sözümüz aynı:
Bu sofrada herkesin yeri var.